COĞRAFİ KONUMU

Kuşbakışı Tekirdağ Tekirdağ Türkiye'nin Kuzeybatısında, Marmara Denizinin kuzeyinde tamamı Trakya topraklarinda yer alan üç ilden biri, ayrıca Türkiye’de iki denize kıyısı olan altı ilden biridir. Tekirdağ 41º 34' 52" - 40º 52' 53" - 41º 35' 28" – 40º 32' 23" kuzey enlemleri ile 28º 09' 14" - 26º 42' 42" – 28º 08' 34" – 26º 54' 24" dogu boylamları arasındadır.6.313 km² yüzölçümüne sahip ilin denizden yüksekliği 0-200 m arasındadır. İI doğudan İstanbul'un Silivri ve Çatalca, kuzeyden Kırklareli'nin Vize, Lüleburgaz, Babaeski ve Pehlivanköy, güneyden Marmara Denizi ve Çanakkale'nin Gelibolu ilçesiyle ile çevrilidir.

Kuzeydoğudan Karadeniz'e 1,5 km’lik bir kıyısı vardir. Ergene Havzasının güney kesimindeki en büyük kent olan Tekirdağ, Güney Ergene yöresinden ve kuzeyden gelen yolların Marmara denizine ulaştıkları yerde, geniş bir körfezin kıyısına kurulmuştur. İI merkezi kısmen vadi yamaçlarında, kısmen yalıyarlar üzerinde birbirini izleyen üç basamak üzerine yayılır. Vilayet konağının bulunduğu ilk basamakta yükselti 12 m, çarşının bulunduğu basamakta 25 m. ve kuzeyde Tuğlacılar Lisesinin bulunduğu basamakta 45 m.’dir.

JEOLOJİK YAPI

Tekirdağ'ın jeolojik yapısı oldukça gençtir. I. zamanda il alani denizlerle kaplidir. Bu arada asinmalar nedeniyle denizlerin dibinde karasal kökenli tortular olusmustur. II. zamanda Alp kivrimlarinin etkisiyle Kuzey Anadolu daglari ile birlikte Tekir Daglari olusmustur. Daha önceden olusmus olan eski temel ve tortul tabakalar da yer yer kirilmis, kivrilmistir. III. Zamanin sonunda neojende, Tekir Dagi yeniden alçalmis ve düzlesmistir. Bu dönemde Ganos ve Koru daginin kuzeyinde uzanan platoda gre ve marnlar birikmistir. Il, günümüzdeki görüntüsünü IV. zamanda almistir. Anadolu ve Trakya yükselirken, Ege Marmara ve Karadeniz havzalari alçalmistir. Topraklar genel olarak kil içeren ve çimentolasmis grelerden olusur. Tekirdağ ve yakin çevresinde gözlenen formasyonlar hakkinda kisa bilgiler; olusum yasi yaslidan gence dogru asagida verilmistir. Formasyon terimi; farkli jeolojik özellikleri ve arazideki görünümlerinin farkli olmasi nedeniyle birbirinden ayirt edilebilen kayaç guruplarini tanimlamaktadir.

  1. YENIKÖY KARIŞIĞI : Serpantinit, mavisisit, diyorit, porfirik alteredasit, fillit, grafit, sist, klorit, sist, metadolerit, spilit, metaçört ve rekristalize kireçtasi bloklarindan olusmustur.
  2. LÖRT FORMASYONU : Kirmizimsi yesil, yesilimsi kül renkli, ince ve orta tabakali kireç tasi özelligindedir. Üst kesimleri yer yer kuvars kumlu kireç tasi seklindedir.
  3. KARAAGAÇ LİMANI FORMASYONU : Birbirleriyle yanal ve düsey geçisli mil tasi,kil tasi, kum tasi ardalanmasiyla bunlarin arasinda yer alan çakil tasi merceklerinden olusmaktadir.
  4. KOYUN LİMANI FORMASYONU : Tabanda griy, açik griy, üste dogru siyah, killi,siltli,masif çamurtasi ile baslar; üste dogru kumtasi ve çamurtasina geçer.
  5. FIÇITEPE FORMASYONU : Genel olarak üste dogru tane boyu küçülen çakiltasi – kumtasi ile bunlarla ardalanmali çamutasi ve çok ince taneli kumtasindan olusur.
  6. SOĞUCAK KİREÇTAŞI FORMASYONU : Beyaz grimsi beyaz, yer yer sarimsi beyaz, kumlu ve killi seviyeli, erime bosluklu kireçtasi ve karbonatlardan olusur.
  7. GAZİKÖY FORMASYONU : Yer yer çok ince taneli kum tasi ve tüf katkili seylerden olusmaktadir. 8- KORUDAG FORMASYONU : Kumtasi – kiltasi ardalanmasiyla, bunlar arasinda yer alan çakiltaslarindan olusur.
  8. KEŞAN FORMASYONU : Kumtasi – kiltasi ardalanmasiyla, bunlarin arasinda yer alan mercek seklinde çakiltasi ve volkanik kayaçlardan olusmaktadir.
  9. YENİMUHACIR FORMASYONU : Kiltasi ve çamurtasinin egemen oldugu ve içerisinde yer yer kumtasinin bulundugu tortul kayaçlardan olusur.
  10. DANİŞMEN FORMASYONU : Kiltasi, silttasi ve marn kayaçlarindan olusur.
  11. ERGENE FORMASYONU : Beyaz, sarimsi beyaz, gevsek tutturulmus çakil – kum, renkli kil, çakil ve killi çamurtasindan olusur.
  12. TRAKYA FORMASYONU : Çakiltasi – kumtasi ve miltasindan olusur. 14- ALÜVYON : Kil, silt, kum ve çakil türü tortul kayaçlardan olusur.
 
 
 
Deprem Haritası
YERYÜZÜ ŞEKİLLERİ

Balkan yarimadasinin güneydogu kesiminde yeralan Trakya bölgesinde farkli morfolojik üniteier vardir. Bunlarin baslicalari farkli yükseltiler gösteren dag ve tepeler ile, daha az yükseltide yeralan platolar ve farkli büyüklükteki ovalardir. Tekirdağ bölgesinde bu morfolojik ünitelerden daglik olanlari kuzeydeki Istiranca (Yildiz) daglik kütlesi ile güneydeki Ganos (Isik) ve Koru daglaridir. Bu iki daglik arazi arasinda, Ergene irmaginin kollari ile yarilmis, hafif , orta ve bazen dik egimli peneplen arazileri ile güney ve yer yer orta kisimlarda yeralan yüksek tepelik ve egimli yamaç araziler bulunmaktadir. Tekirdağ Ili Fiziki Haritasi

DAĞLAR

Ganoslar İlin en önemli yükseltisini olusturan Tekir Daglari , Tekirdağ kentinin 12 km güneyinde Kumbag' dan baslar, Gelibolu kistagina kadar bir sira halinde (60 km) uzanir. En yüksek yeri Ganos (Isik) dagidir. Yüksekligi az olmasina karsin (945 m) heybetli bir dag görünümü vermesi, Marmara denizinin hemen yani basindan yükselmesindendir. Ganos daginin profili desimetriktir. Güney yamaci, kuzey yamacindan daha diktir .Özellikle Kumbag ile Gaziköy arasinda kalan saha kiyiya çok dik bir sekilde iner .Bu daglik kütleyi kuzeyden Isiklar Deresi, Semetli Deresi, Çaydere ve Dolapdere; güneyden ise Dutlimani Deresi, Köyderesi, Uçmakdere, Yatandere, Degirmendere, Hasköy Deresi ve Büyükdere gibi boylari kisa akarsular derince yarmislardir.

Bu nedenle Ganos daglarinin yamaçlari parçali oldugu halde üzeri sarp degildir. Üzerinden bakildigi zaman plato görünümü verir. Bu daglik alan çevresindeki alçak kisimlarda bitki örtüsünün gürlügü ve çesitliligi ile ayirt edilir. Yükseltinin yagis üzerine etkisi nedeniyle Ganos kütlesi kismen orman ve çaliliklarla kaplidir .Kuzey yamaçlarinda görülen gürgen, mese, ihlamur agaçlari, güney yamaçlarda yerini kuru orman ve maki topluluklarina birakir. Ganos daglarinin batisinda yeralan Korudag güney Trakya'nin en önemli yükseltilerindendir. Kuzeydogu-güneybati yönünde uzanan bu kütlenin Kizilpinar tepesinde yükseltisi 725 metreyi bulur. Koru daglari esmer ve yesilimsi renkte flis fasiyesindeki mümülitik gre ve marnlardan olusmus yeryer bazalt akintilari ile yarilmistir. Kütlenin Saros körfezine bakan yüzü kuzey tarafina göre daha diktir. Korudag akarsular tarafindan parçalanmis Ganos daginin görünümündedir.

Kuzeyindeki alçak platolar bitki örtüsü bakimindan fakirdir.Yer yer mese ve çaliklara rastlanir. Ama Korudagi ' nin yüksek kesimlerinde önemli sayilabilecek kizilçam ormanlari yer alir . Ilin dogu kesimi daha az yüksektir. Hafif dalgali düzlükler üzerinde bazi sirtlar görülür. Bunlardan biri,Çorlu çevresinde; dogu-bati dogrultusunda uzanir. Ergene havzasini sinirlayan ve bir su bölümü çizgisi görevi gören bu sirt, doguda Istranca batida Tekirdağ eteklerine kavusur. Istrancalar (Yildiz Daglari), Çerkezköy'de baslar ve kuzeye gittikçe yükselir. Egrektepe (234 m), Yassitepe (352 m), Karatepe (484m) dir. Bu tepelerin dogu yamaçlari Karadeniz'e iner. Karatepe ve Yesilkulak tepeleri arasindaki Bahçek'den ayni adi tasiyan dere ile il siniri gittikçe alçalarak Karadeniz'e çok güzel kumsali olan bir kiyisi vardir. (Kunduzluk-Kastron) Çamlikköy denilen bu yerde denize ulasan derenin dogusunda Istanbul, batisinda Kirklareli il hududu baslar .

OVALAR

Iç kesimlerde akarsularin genis tabanli vadilerini kaplayan genis ve bereketli ovalar yer alir. Bunlarin en önemlileri Çerkezköy'den baslayarak bati yönünde, Ergene yatagi boyunca giderek genisleyen Ergene Ovasi ile Ergene nehrine akan Hayrabolu ve Çene (Besiktepe) derelerinin alüvyon yataklari boyunca uzanan Hayrabolu ve Çene Ovalaridir. Marmara kiyilari boyunca uzanan dar ve küçük kiyi ovalari, akarsularin getirmis oldugu materyellerin kiyi boyunca birikmesi sonucu olusmustur. Denize ulasan derelerin yataklarinda olusan ovalar, ilin dogusundan (Istanbul sinirindan) baslayarak su sekilde sinirlanmistir: Sultanköy-Marmara Ereglisi arasinda Kinik Ovasi, Marmara Ereglisi - Yeniçiftlik arasinda Kumluca Ovasi , Yeniçiftlik - Karaevli arasinda Serefli (Basalan) Ovasi, Karaevli - Köseilyas arasinda Degirmenalti Ovasi, Barbaros -Kumbag arasinda Naip ovalari ile Tekir Daglari'nin güney eteklerinde Hasköy'den Kizilcaterzi'ye kadar uzanan Sarköy kiyi ovasi..

Bu ovalarin gerisinde çesitli yükseltideki taraçalar kiyi oynamalari sonucu olusmustur. Marmara Ereglisi, Tekirdağ, Mürefte, Sarköy kiyilarinda bu taraçalar daha belirgindir.

VADİLER

Hayrabolu Vadisi Hayrabolu Deresi'nin olusturdugu, Hayrabolu vadisi ''V'' kesitli, iki yamaci farkli egimli bir vadidir. Vadinin güney yamaci kuzey yamacina göre daha diktir. Vadinin tabani kumlu ve çakillidir, Bu yapi Sipahi Deresi' ne kadar, ince bir serit halinde uzanir, Buradan doguya dogru genisler. Bu genisleyen kesimde, Ibrice ve Cevizdere gibi küçük ovalar olusmustur. Kurtdere Vadisi Hayrabolu Deresi' nin bir kolunu olusturan Kurtdere'nin ayni adi alan köyün yakininda açtigi "V'' kesitli bir vadidir. Vadinin derinligi, Besyalak Çesmesi' nden baslayarak kuzeye dogru artar. Dere vadideki alüvyonlar içinde, menderesler çizerek akmaktadir, Kutlugün' ün güneyinde, vadinin bati yamaçlarinda, 15-20 metre boyunda. 6-7 metre derinliginde bir yamaç vardir, Baglarsirti Tepesi'nin hemen yaninda Kurtdere' ye katilan ikinci bir derenin açtigi vadinin yamaçlari daha diktir. Buralardaki bitki örtüsü oldukça siktir.

Çengelköprü Vadisi Çengelköprü adli küçük bir derecigin açtigi bir vadidir, Bu vadinin bati yamaçlari kumtaslarinin direnci nedeniyle daha az asinmistir, Vadi tabani iri taneli kumlu, çakilli, alüvyonlarla kaplidir. Çurçura Vadisi Hayrabolu Deresi' nin bir kolu olan Çurçura Deresi' nin olusturdugu ''V'' kesitli, iki yamaci farkli egimli bir vadidir. Vadide ince serit halinde kil, kum ve çakillara rastlanir. Dere bunlarin içinden akar. Vadi yamaçlarinda bloklar halinde kumtaslari yer alir. Vadinin dogu yamaci fazla asindigindan yatiklasmistir. Çorlu Vadisi Çorlu Deresi' nin açtigi bu vadi, Çorlu ilçesinin kuzeyinde, kuzeydogu-güneybati dogrultusunda uzanir, IV. Zaman' daki yükselme hareketleri sirasinda vadi gençlesmis ve gömülmüstür. Vadide yer yer çakillara rastlanir, Vadinin kuzeye göre güney yamaçlari daha diktir. Bu dik yamaçlar boyunca kütle hareketleri görülmekte, yer yer birikinti konilere rastlanmaktadir .

Gölcük Vadisi Gölcük Deresi' nce oyulmus vadinin iki yamacida egim farklidir. Vadinin kuzey yamaçlari hafif bir egimle ovaya iner. Güney yamaçlari ise diktir. Dik yamaçlar paleozoik yasli sistlerden olusmustur.

AKARSULAR

Tekirdağ, Ergene havzasinda yer almakla birlikte , bitki örtüsü ,yagis ,jeolojik yapinin yetersizligi nedeniyle seyrek ve az akarsu agina sahiptir. Akarsularin debi ve rejimleri düzensiz olup, yagis miktari ve rejimiyle orantilidir. Yazin, sulari azalarak kurumakta, kisin ise yagis ve kar erimeleriyle çogalmakta, hatta tasmaktadir. Ilimiz sinirlari içinde bulanan dereler ancak yagmur ve kar sulari tasir. Ayrica bunlari besleyen kaynak yoktur. II akarsulari Saros Körfezi, Marmara Denizi ve Karadeniz'e dökülür. Ergene teknesi içinde dogu-bati dogrultusunda akan Ergene nehri ve kollari ilin en önemli akarsuyudur. Saray yakinlarindaki Güneskaya'da dogan Ergene güneybatiya akarak, Muratli yakinindaki Inanli köyüne kadar Çorlu ve Vize dereleri ile birleserek, Ergene Nehri adini alir. Güneyden Hayrabolu Çene (Besiktepe) dereleri Ergene nehrine ulasir. Ergene Nehri, il sinirlarimizdan çiktiktan sonra Ipsala yakinlarinda Meriç nehri ile birleserek sularini Saroz körfezi'ne bosaltir.

Ergene nehri ve kollari (Çorlu-Hayrabolu deresi) devamli su tutmakta ise de havzalari dar tasidigi su miktari azdir. Marmara kiyi seridinde yer alan derelerin akislari ise devamlilik göstermez. Yaz mevsiminde kururlar. Kisa boylu ciliz akarsular, sularini Marmara Denizi'ne bosaltirlar. Seymen Deresi, Kumluca Deresi, Serefli Deresi, Degirmendere, Gazioglu Deresi, Doganci Deresi, Isiklar Deresi, Olukbasi Deresi ve Gölcük Deresi baslicalaridir. Bahçeköy Deresi ise suyunu Karadenize bosaltir. Ergene Irmagi Ergene Irmagi, Istiranca Daglari'nin dogusunda, Karatepe'den dogar. Kuzeydogu-Güneybati yönünde akarak, Saray ve Çorlu ilçeleri topraklarini sular. Ergene Irmagina Muratli ilçe merkezinin kuzeyinde, güneyden Çorlu Deresi'ni alarak güney-kuzey dogrultusunda akmaya baslar ve Kirklareli topraklarina girer. Daha sonra Edirne'nin Ipsala'ya bagli Saricaali Köyü yakininda, Hancagiz yöresinde Meriç Irmagi na katilir.

Çorlu Deresi Çerkezköy'ün dogusunda Istiranca Daglari'ndan dogar; Pasa Deresi gibi birçok küçük dereyi alarak kuzeydogu-güneybati yönünde akar. Çorlu Deresi Çorlu ilçe merkezinin 5 km kuzeyinden geçtikten sonra, Marmaracik ve Kütüklü derelerini alir. Muratli ilçesinin kuzeyinde Ergene Irmagi"na karisir. Derenin suyu yazin iyice azalir, kisin yagislar nedeniyle artar. Hayrabolu Deresi Hayrabolu Deresi Ergene Irmagi'nin en önemli kollarindan biridir. Kuzey-güney yönünde akan dere, Hayrabolu ilçe merkezinden geçer ve kuzeyde Ergene Irmagi"na karisir. Isiklar Deresi Bir kolu Isiklar Köyü, diger kolu ise Nusratli Köyü yakinlarindan dogan Isiklar Deresi'nin birinci kolu güney-kuzey, ikinci kolu kuzey-güney yönünde akar. Bu iki kol Naipköy yakinlarinda birlesir. Isiklar Deresi birkaç kilometre sonra Kumbag'in kuzeyinden Marmara Denizi' ne dökülür. Olukbasi Deresi Arapli Tepeleri'nden dogarak, güneybati yönünde akar. Burada küçük bir kolla birlesir. Dik ve derin yataklar açarak kiyi düzlügüne ulasir.

Kiyi kesiminde hizi azalir ve egim nedeniyle bir dirsek olusur. Sarköy ilçe merkezini geçtikten sonra Marmara Denizi' ne dökülür. Gölcük Deresi Isiklar Dagi'ndan dogan dere, Gölcük Köyü'den geçerek batiya yönelir. Tekirdağ il topraklarindan çiktiktan sonra Kavak Deresi adini alan dere Saroz Körfezi' ne dökülür.

KIYI ŞEKİLLERİ

Tekirdağ güney siniri boyunca uzanan Marmara Denizi'nde 133 km kiyisi bulunmaktadir. Ayrica Karadeniz'in de 2.5 km kiyisi vardir. Marmara kiyilari, dar ve küçük kiyi ovalari bir tarafa birakilacak olursa genellikle yüksek kiyilardir. Tekirdağ kiyilarinin tek dogal limani Marmara Ereglisi'dir. M. Ereglisi bir yarimada konumundadir. Dogusunda Marmara Ereglisi limani 1600 m çapli bir yarim daire biçimindedir. Agzi poyraza açik , diger rüzgarlara kapalidir. Siddetli lodos ve bati rüzgarlarindan korunmak için teknelerin sigindigi bir limandir .

Tekirdağ ilinin Marmara Ereglisi -Kumbag arasindaki kiyi kesimi genelde alçak ve plajli bir görünümdedir. Bu kiyilardaki plajlar daha çok kum taslarinin asinim ve çözünmesinden olusan kumullarin birikiminden meydana gelmistir.

Barbaros kiyilari deniz ve akarsu asindirmasina ugramis falezli kiyilara güzel bir örnektir .Bu yaliyarlar Barbaros deresinin agzindan 200 - 300 m güneyindedir. Denizden yüksekligi 10-12 m kadardir. Tortul katmanlardan olusmus yaliyarlarda, tabakalar belirgindir. Bu tabakalar arasindaki dayanikli kisimlarda peri bacasi olusmustur. Tabakalarda bulunan deniz hayvani fosilleri düzlügün bir deniz taraçasi oldugunu bize gösterir .

Kumbag - Gaziköy arasi ise Ganos daglarinin Denize dik inmesi ile yüksek bir kiyiya sahiptir .Kiyi kesimleri kaba unsur olan çakillardan olusmustur .Gaziköy - Sarköy arasinda kiyi tekrar alçalir ve yerini kumullarla kapli plajlara birakir .

Tekirdağ ilinin, Karadeniz kiyisindaki Kastro (Çamlikoy) körfezinden Çilingoz koyuna kadar uzanan sahil seridi yüksek ve dik falezli bir görünüme sahiptir. Cep seklinde Kastro koyu gibi genis agizli koylar yaninda dar ve küçük çentik seklinde koylar da vardir. Istirancalarin denize dik inen kiyilarinda pek az rastlanan bu alçak kiyi düzlügü (Kunduzluk-Kastro) Çamlikoy; Bahçeköy deresinin getirdigi alüvyonlar ve dalgalarin getirdigi kumullar ile dolmustur .

MARMARA DENİZİ

Tekirdağ XIII. yy .da adalarinda çikan mermer dolayisiyla adina Marmara denmistir . Marmara denizinde Izmit'i Gaziköy'e baglayan kirik hatti üzerinde üç büyük çukur vardir. Bunlardan biri Izmit körfezinde (1207 m), diger ikisi Marmara Ereglisi (1355 m) ve Kumbag'in (1070 m) güneyindedir. Tekirdağ körfezi derinligi 100 m'yi geçmez. Self denilen sig bir denizdir .Deniz bitkileri ve hayvanlari bakimindan zengindir. Körfez Kumbag'dan batiya çekilecek çizginin güneyinde 1000 m'den fazla derinlesir .Balikçilar buraya kanal veya com demektedirler .Balik sürüleri ve asil akintilar buradan geçer . Tekirdağ ilinin Marmara kiyilarinda iki yerde kayaliklar vardir. Biri Marmara Ereglisi burnunun batisinda ve deniz yüzeyine çok yakindir. Bu kayaliklar asinmadan kurtulmus olan dirençli taslardir .Tasitlar için tehlikelidir.Yerlerini belli etmek için üzerinde deniz feneri vardir. Bu kayaliklar Yeniçiftlik köyü önüne kadar kiyiya yakin ve paralel bir serit halinde devam eder.

Ikinci kayalik Tekirdağ ile Barbaros arasindadir. Kiyidan 5-10 m uzaklikta ve kiyiya paraleldir. Derinligi 0 -1 m genisligi ortalama 5 m kadardir. Kayalar ile kiyi arasinda 0,3 - 0,7 m derinlikte kumsal bir deniz seridi vardir. Kayalarin temeli dirençli ve tortul tas katidir. Su düzeyini altina kadar asinmistir. Üzeri kabuklu deniz hayvanlarinin tutunmasi ile yükselmis kalinlasmistir. Yani yasayan deniz hayvanlarinin salgilari, ölenlerin kabuklari kumlarla kaynasarak su düzeyine kadar ikinci bir tas kati meydana getirmislerdir .

Marmara denizinin yüzey sularinin sicakligi Yazin 23 -25°C ,kisin 7-9°C arasindadir. 220-350 m derinlikten sonra sicaklik degismez ; 14.2°C dir. Karadenizden gelen üst akinti nedeniyle; yüzey sularinda tuzluluk derinlere göre daha azdir. Yüzey sularinda ‰ 22 olan az tuzlu sularin kalinligi 15 m kadardir. Derinlerde tuzluluk hizla artar, 150 m de ‰ 38,5 'i bulur. Dipteki bu çok tuzlu sular dip akintisiyla gelen Akdeniz'in çok tuzlu sularidir.

İKLİM

Sicaklik ortalamalari ve genel nemlilik indisleri göz önüne alinirsa, Tekirdağ ili iklimi, iliman yari-nemli olarak nitelenir. Kiyi kesiminden iç kesimlere girildikçe denizden uzakligin ve yükseltinin etkisiyle sicaklik ve yagis degerlerinde küçük farklilasmalar görülür. Marmara denizi kiyisi boyunca,yaz mevsimi sicak ve kurak, kis mevsimi ise ilik ve yagisli geçen Akdeniz ikliminin özellikleri görülür. Ancak, Karadeniz ikliminin etkisiyle yaz kurakligi hafiflemistir. Kis mevsiminde kar yagislari olagandir. Iç kesimlere girildikçe yaz mevsimi daha kurak, kis mevsimi daha soguk geçen yari karasal iklim özellikleri belirginlesir.

SICAKLIK

40 yillik rasatlara göre, Tekirdağ'da Ocak ayi. sicaklik ortalamasi 4,4°C, Temmuz ayi sicaklik ortalamasi 23,3°C, yillik sicaklik ortalamasi ise 13,8°C dir. Bu degerler, Tekirdağ il merkezi ve Istanbul il sinirlarindan baslayip Sarköy'e kadar uzanan sahil seridi için geçerlidir. Iç kesimlere girildiginde karasalligin ve kis mevsiminde Balkanlardan gelen soguk hava kütlelerinin etkisiyle 1-2°C, Ganos daglarinda yükseltinin etkisiyle 3-4°C ye varan sicaklik azalmalari görülür. Yillik sicaklik farklari kiyi bölümünden 19°C iken, iç kesimlerde 20 °C ye ulasir. Kuzeyinde yer alan 200-300 metrelik sirtlara göre batida daha yüksek, doguda daha alçak tepeler arasinda bulunan i1 merkezinde en yüksek ekstrem degerler 1940 yili Temmuz ayinda 37,6 °C ve 1994 yili Agustos ayinda 37,5 °C, en düsük ekstrem degerler 1942 yili ocak ayinda -13,5 °C olarak ölçülmüstür.

BASINÇ VE RÜZGARLAR

Ülkemizde kis ve yaz mevsiminde basinç sistemleri ve buna bagli olarak ortaya çikan rüzgar yönlerinde görülen degismeler ilimizi de etkiler. Kis mevsiminde batidan gelen gezici depresyonlar (alçak basinç) etkili olur. Ayrica Anadolu'nun iç kesimleri yüksek kiyi kesimleri alçak basinç alani durumundadir.1970-1997 yillari arisinda yapilan rasatlara göre Tekirdağ'da Ocak ayi basinç ortalamasi 1019,5 milibar degeriyle Türkiye geneline göre düsüktür. Bu nedenle gezici depresyonlar ve yerel hava akimlarinin etkisiyle sicak ve soguk cepheler sik sik yer degistirerek yöremizde yagislara neden olur. Yaz mevsiminde Türkiye'de etkili olan tropik basinç merkezlerinin etkisiyle sicak ve kurak dönem baslar. Ancak Asor yüksek basinç alanindan Basra alçak basinç alanina dogru olan hava akimlarinin etkisiyle zaman zaman serin ve yagisli günler de yasanir. Tekirdağ'da Temmuz ayi basinç ortalamasi 1012 milibar, yillik basinç ortalamasi ise 1015,7 milibardir.

Mevsimlere bagli olarak ortaya çikan basinç degisiklikleri rüzgar yönlerinde degismelere neden olur. Il merkezinde hakim rüzgar yönü kuzeydogu (poyraz) en siddetli rüzgar yönü ise kuzey (yildiz) dir. Kis mevsiminde Balkanlar üzerinden sokulan soguk cephenin etkisiyle zaman zaman kar yagislari görülür. Bu dönemde rüzgar yildiz ve poyrazdan eser. Orta Akdeniz üzerinden gelen sicak cephe etkili oldugunda ise Lodos eser. Meriç vadisinden kanalize olarak iç kesimlere de ulasabilen Lodos kiyi seridinde daha sik fakat kisa süreli eserek yagislara neden olur. Ilkbaharda hizini azaltan rüzgarlar yaz mevsiminde de yildiz ve poyrazdan esmeye devam eder. Eylül-Aralik döneminde ise karayel eser. Tekirdağ'da esen rüzgarlarin % 81'inin hizi 6m/sn den azdir. Hizi 6-12 m/sn olan rüzgarlarin orani % 17'dir. Bu oranlar, yörede esen rüzgarlarin bitki ve canli hayati için olumsuz etki yaratmadiginin göstergesidir.

NEM

Tekirdağ'da yillik bagil nem ortalamasi %76'dir.Kis aylarinda yükselen bagil nem ortalamasi, yaz aylarinda azalir. Kasim, aralik ve ocak aylarinda bagil nem orani % 80'in üzerindedir. Bu aylarda sicakligin düsük olmasi nedeniyle havanin su buhari tasima kapasitesi az, doyma noktasina ulasmasi kolaydir. Kis mevsiminde kiyilarin bagil nemi düsüktür. Bunun nedeni,iç kesimlere göre sicaklin daha yüksek olmasidir.

BULUTLULUK

Tekirdağ'da bulutluluk degerleri en sicak ve en soguk aylarda degisen yagmur rejimine benzeyen düzgün bir yükselme ve alçalma gösterir. Kis mevsiminde denizin etkisiyle Tekirdağ ve çevresinde bulutluluk orani fazladir. Ocak ayi bulutluluk miktari ortalamasi 7,4 tür. Diger kis aylari aralik ve subat aylarindaki ortalama deger de hemen hemen aynidir. Yaz mevsiminde bulutluluk orani azdir. Temmuz ayi bulutluluk ortalamasi 2,2'dir.Tekir Daglari ile Koru Daglari da çogu zaman bulutludur. Buradaki bulutlari deniz ve vadi meltemleri meydana getirir. Denizlerden ve ovalardan yükselen havanin isisi düser ve bagil nemi artar. Tekirdağ'da yillik bulutluluk ortalamasi 5,2 dir.

YAĞIŞLAR

Hükümet Caddesinde kış Meteoroloji Genel Müdürlügü’nün rasat sonuçlarina ve Türkiye'de yagisin yillik ve mevsimlik dagilisini gösteren haritalara göre Tekirdağ ilindeki yagis toplami kis mevsiminde 200-300 mm, ilkbaharda 100-150 mm, yaz mevsiminde 50-100 mm, ve sonbaharda 150-200 mm, arasinda degismektedir. Yil1ik ortalama yagisa gelince, ilin ortalarinda yer alan çanaklasmis bölgede 400-600 mm, Koru Dagi, Tekir Dagi ve Istrancalarda 800-1000 mm civarinda yagis vardir. Yagis degerlerindeki bu degisim yersekilleri özelliginin bir sonucudur.

Tekirdağ il merkezinde merkezinde uzun yillara ait yillik yagis ortalamasi 583,3 mm'dir. Yagislarda aylara ve yillara göre sapmalar görülür. Yagis miktari aralik ayinda en fazla (ort.86,2mm), agustos ayinda en azdir.(ort11,8 mm). Bu bilgiler Tekirdağ'da maksimum yagisi kis, minimum yagisi yaz mevsimine rastlayan Akdeniz yagis rejiminin hakim oldugunun göstergesidir. Yagisli günlerin yil içindeki dagilisi incelenirse, en az 2,2 gün en fazla 12,6 gün, ortalama yagisli gün sayisi ise 94 gündür. Yilin 185 günü bulutlu 86 günü ise açik geçer. Bazi yillarda dolu yagisi da görülmektedir.1963 yilinda en fazla (4 gün) kaydedilen dolulu günlerin yillik ortalamasi 0.8 gündür.

Karla örtülü günlere gelince, bazi yillarda (1934-1946) hiç görülmemistir. Buna karsilik 1954 yilinda 26 gün olarak saptanmistir. Genellikle aralik ayinda baslayip mart sonunda biten karli günler ortalamasi, aralik 1,2, ocak 2,8 subat 2,2 ve mart 0,8 olmak üzere yillik 7,0 gündür.

BİTKİ ÖRTÜSÜ

Tekirdağ'in kuzeyinde Saray'a dogru uzanan Istiranca kütlesinin kuzey yamaçlari daha fazla yagis almasi nedeniyle kayin ormanlari ile kaplidir. Bu kesimde ormanalti örtüsünü orman gülleri (Rhododendron) olusturur. Güney yamaçlara ve daha güneye dogru inildikçe, yagisin azalmasina bagli olarak, kayinin yerini mese ve gürgenin aldigi görülür.

Ergene havzasina dogru inildiginde ise yerlesim alanlari yakinlarinda seyrek olarak mese, gürgen, karacali ve karaagaç topluluklari göze çarpmaktadir. Bu küçük agaç topluluklari, Trakyanin iç kesimlerinin step alani olmadiginin bir kanitidir. Trakya bölgesi, tarim arazisi kazanmak amaciyla ormanlarin tahribi sonucu, bugünkü step arazisi görünümünü kazanmistir. (Antropojen step) Bu kisimda yer alan taban arazilerde ve vadilerde kavak ve sögüt türleri yaygindir.

Güneydeki Ganos daglarinin kuzey yamaçlarinda gürgen, mese, ihlamur agaçlari ve sik bir ormanalti örtüsü hakimken, güney yamaçlarda yagisin azalmasi nedeniyle kuru ormanlar ve maki topluluklari yer almaktadir. Koru daglarinda ise mese ve kizilçam ormanlari ile maki topluluklari hakim durumdadir.

DEPREM DURUMU VE TEKTONİK
Tekirdağ; Karliova'dan baslayan Erzincan, Niksar, Ladik, Gerede, Bolu, Sakarya, Marmara Denizi'ni takiben Saroz Körfezine ulasan yaklasik 1.200 km boyunda 100-15.000 m genisliginde pekçok sayidaki faylardan olusan Kuzey Anadolu Fay ( KAF ) sonu yakininda yer almaktadir. ( 15-25 km ). Tekirdağ Il sinirlari içerisinde depreme neden olabilecek faylar; Saroz - Gaziköy fayi ile Marmara Denizin'de bulunan çukurluklarin kenarlarinda yer alan fay parçalaridir. Saros-Gaziköy Fayi: yaklasik 50 km. boyunda fay olup Kavak, Yeniköy, Gölcük, Yayaköy, Güzelköy ve ........Gaziköy yerlesim yerlerinden geçmektedir. Geçmiste pek çok depreme neden olan fay son olarak 09.08.1902 tarihinde 7,3 büyüklügünde depreme neden olmustur. Kuzey Anadolu Fay ( KAF ) zonunun bir bölümünü olusturan Marmara Denizi içerisinde bulunan çukurluklarin kenarlarinda yer alan fay parçalari bagimsiz ama sistemle beraber çalisirlar.

Bugün çok sayida arastirmacinin görüsüne göre KAF zonunu olusturan parçalarda siddeti 6,6'dan büyük depremlerin olusmasi 250- 350 yilda bir, siddeti 5,4-6,6 arasinda kalacak depremler 150-200 yilda bir ve daha küçük siddetli depremlerin ise 50-60 yilda bir tekrarlanabilecegi varsayilmaktadir. Bayindirlik ve Iskan Bakanliginin 18.04.1996 tarihli "Türkiye Deprem Bölgeleri Haritasi" na göre Sarköy, Mürefte ve Barbaros 1. Derece deprem bölgesinde kaldigindan özellikle bu yerlesim yerlerinde yapilan yapilarda deprem yönetmeliginde belirtilen hususlara dikkat edilmesi gerekmektedir.
Kategori: Tekirdağ